TR
İstanbul’da
Saç Ekimi Merkezi

SSS

Saç Ekimi

Hair of Istanbul'da fiyat greft bandına göre belirlenir ve programın tamamını kapsar. 1.500 grefte kadar 3.500 €, 1.500–2.500 greft 4.000 €, 2.500–3.500 greft 4.500 €, 3.500–4.500 greft 5.000 €; 4.500 greftin üzerinde plan ücretsiz değerlendirmeyle belirlenir. Özel işlemler ayrı fiyatlandırılır: revizyon saç ekimi 5.000 €, sakal ekimi 5.500 €, kaş ekimi 2.500 € ve iz çalışması 2.000 €. Greft sayısı seçilmez; donör bölge değerlendirildikten sonra hekim belirler. 3.000 greftlik bir seansta greft başına yaklaşık 1,50 € eder.

Şapka, bere ve kask bir ay bekler. İş gerektiriyorsa iki haftadan sonra kısa süreli kullanım mümkündür. Sebep, iyileşmekte olan alana binen sürtünme ve sıcaklıktır. Aynı takvimde: spor, ağırlık ve zorlu egzersiz bir ay, deniz ve havuz bir ay, saç derisine doğrudan güneş iki hafta, alkol bir hafta. Hafif yürüyüş ilk günden itibaren serbesttir.

Foliküler üniteler ense ve yanlardaki güvenli donör bölgeden alınır, seyrelmiş veya açılmış bölgelere yerleştirilir. İşlem yeni folikül üretmez; var olanları yeniden dağıtır. Lokal anestezi altında ve tek günde tamamlanır; tipik bir seans 1.500–5.000 greft ve 6–9 saat sürer. Ekilen saçlar ilk haftalarda dökülür, yeni çıkış üçüncü–dördüncü ayda başlar, sonuç on üçüncü–on beşinci ayda olgunlaşır.

Şişlik ikinci–üçüncü günde en yüksek noktasına çıkar ve ardından kendiliğinden geriler. Azaltmanın yolu başı kalp hizasının üzerinde tutmak ve sıvının kafatasının ön bölümünde birikmesine izin vermemektir: gün içinde dinlenirken de baş yüksekte tutulur, belden öne eğilmek yerine çömelilir, ilk üç gün uzun süre ayakta sabit durulmaz ve düzenli su içilir — susuz kalmak şişliği kısaltmaz, uzatır. Tek taraflı olan ya da dördüncü günden sonra hâlâ artan şişlik istisnadır; beklemek yerine kliniğe yazılmalıdır.

Yeni çıkış üçüncü–dördüncü ayda başlar. Öncesinde çoğu kişiyi tedirgin eden bir dönem vardır: ekilen saçlar ilk haftalarda dökülür ve üçüncü ile sekizinci hafta arasında çevredeki kendi saçlarda şok dökülme görülebilir. İkisi de beklenen davranıştır. Nihai görünüm on üçüncü–on beşinci ayda değerlendirilir.

Altıncı ay, sonucun görüldüğü değil oluştuğu dönemdir. Çıkış üçüncü–dördüncü ayda başladığı için altıncı ayda saçlar görünür hale gelmiş olur, ancak kalınlık ve doku henüz oturmamıştır: yeni çıkan teller ince ve açık renkli olabilir. Kesin sonuç on üçüncü–on beşinci ayda olgunlaşır; bu yüzden altıncı aydaki görüntüye bakarak nihai yoğunluk hakkında karar vermek erken olur.

İlk üç gece sırtüstü, baş ve üst gövde yaklaşık otuz ile kırk beş derece yükseltilmiş biçimde. Bu pozisyonu düşünmeden korumanın en basit yolu boyna geçirilen bir seyahat yastığıdır; aynı zamanda başın gece içinde yana devrilmesini engeller. Ekim bölgesi yastığa değmemelidir; ensedeki bandajlı donör bölge yastığa dayanabilir — pansuman zaten bunun içindir. Alışkanlıkla yüzüstü uyuyanlar ilk iki gecenin rahatsız geçeceğini bilmelidir.

Üçüncü ile sekizinci hafta arasında. Dökülen şey saç telidir; folikül yerinde kalır, dolayısıyla bu dökülme greft kaybı değildir. Şok dökülme yalnızca ekilen saçları değil, çevredeki kendi saçları da kapsayabilir ve geçicidir. Çıkış üçüncü–dördüncü ayda başlar, sonuç on üçüncü–on beşinci ayda olgunlaşır.

Greft alınan noktalar izleyen günlerde kapanır ve çoğu hastanın kullandığı saç boylarında iki üç hafta içinde genellikle ayırt edilemez hale gelir. Donör bölge aynı yıkama kürünü izler ama daha fazla temasa dayanır, çünkü yerinden oynayacak gevşek greft yoktur. Bir ay boyunca jiletle tıraş edilmemelidir; saç boyu gerektiriyorsa başlıklı makine daha erken kullanılabilir.

Kabuklar dokuzuncu–onuncu yıkamada çözülür ve kızarıklık onuncu güne doğru gerilemeye başlar. Yıkama kürü üçüncü günde başlar ve on gün sürer: köpük 20–30 dakika bekler, durulanır, ardından avuçta köpürtülen şampuan ovmadan alana bastırılır ve bol, düşük basınçlı suyla durulanır. Havlu yoktur. Ekim veya donör bölgenin çevresinde yayılan kızarıklık ve sıcaklık bundan farklı bir durumdur; beklemek yerine kliniğe yazılmalıdır.

Dökülme dengelenmişken ve donör bölgede yeterli rezerv varken. Değerlendirilen yaş aralığı 18–60'tır, ancak yaş tek başına yeterli bir ölçüt değildir. Çok genç bir hastada dökülme çoğu zaman hâlâ ilerlemektedir; tablo oturmadan kalıcı bir saç çizgisi tasarlamak yıllar içinde taşınamayan bir sonuç üretir. Karar, takvimle değil dökülmenin seyri ve donör bölgenin kapasitesiyle birlikte verilir.

Bandaj ikinci gün kontrolünde çıkarılır ve yenisi takılmaz. Ensedeki bandaj, ilk iki gece donör bölgenin yastığa dayanabilmesi içindir. Çıkarıldıktan sonra donör bölge de yıkama kürüne dahil olur. Üçüncü güne kadar saç derisine doğrudan su değdirilmez; doğrudan su, henüz tutunmamış greftleri yerinden oynatır.

6–9 saat, tek günde; tipik bir DHI günü 2.000–3.500 grefti 6–8 saatte aktarır. İstanbul dışından gelenler için danışma, işlem ve ilk bakım, geliş gününden itibaren üç günlük bir klinik program hâlinde düzenlenir. İlk yıkama üçüncü gün klinikte yapılır ve takip dönüşten sonra da sürer.

Donör bölge bir ay boyunca jiletle tıraş edilmemelidir; saç boyu gerektiriyorsa başlıklı makine daha erken kullanılabilir. Ekim bölgesinde ölçüt yıkama kürüdür: kabuk varken greftlere mekanik kuvvet uygulanmaz. Kabuklar dokuzuncu yıkamadan sonra temizlenir, onuncudan sonra kliniğe fotoğraf gönderilir — ilk tıraşın zamanını sormak için uygun an budur.

Saç ekimi, sağlıklı foliküllerin donör bölgeden alınıp seyrelmiş ya da açılmış bölgeye aktarılmasıdır; modern uygulamalar, foliküler ünitelerin tek tek ya da şerit yöntemiyle taşınmasına dayanır.

Donör bölgede yeterli saç bulunması ve ekim bölgesinin saç çıkarabilecek durumda olması temel şarttır; endikasyonlar arasında erkek/kadın tipi saç dökülmesi, durağan yara izi alanları ve kaş/sakal restorasyonu yer alır.

Hızlı ilerleyebilen dökülme ve sınırlı donör rezervi nedeniyle erken yaşta ekim çoğu zaman ertelenip önce medikal tedavi önerilir; dökülme rahatsız edici düzeyde değilse 25 yaş sonrasına kadar beklemek tavsiye edilir.

Kellik görülen bölgelerde androjen reseptörü ve 5-alfa redüktaz düzeyleri daha yüksektir; oksipital foliküller nispeten DHT’ye dirençlidir ve bu özelliklerini yeni yerde de korur (“donör dominansı”).

2-8 hafta arası geçici dökülme (telojen/şok dökülme) beklenir; 3-6 ay arası yeni çıkışlar başlar.

Çoğu hastada 6-9 ayda belirgin sonuç görülür, nihai sonuç 12–18 ayda görülür.

FUT’ta ense derisinden şerit çıkarılır (lineer iz olasılığı yüksek), FUE’de foliküller küçük punch’larla tek tek alınır (noktasal izler olur). FUE’nin ayrıntılı tanımı 2002’de literatüre yerleşmiştir.

Tam olarak değil. FUE çizgisel iz oluşturmaz; ancak donörde çok sayıda puntat (noktasal) iz kalır. Aşırı greft alımı gözle görülür seyrelmeye yol açabilir.

“Safir”, ekim kanallarını açan bıçağın malzemesini ifade eder; teknikten ziyade alet seçimiyle ilgilidir. Kılavuzlar ve derlemeler, bıçak ya da iğne gibi farklı aletlerle ekim bölgesindeki travmayı en aza indirmeye odaklanır.

Choi’nin 1992’de tanımladığı implanter kalem, greftleri iğne içinden doğrudan yerleştirmeye yarar; güncel uygulamalarda hazır kanallara veya eşzamanlı yerleştirmede kullanılabilir.

Ömür boyu saçlı kalması beklenen bölgedir; buradan alınan greftler uzun süreli kapatıcılık sağlar. Sınırların doğru çizilmesi ve aşırı greft alımından kaçınılması esastır.

Aşırı greft alımına bağlı seyrelme kalıcı ve düzeltilmesi güç kozmetik sorunlara yol açar; ISHRS FUE kılavuzu densitometri ve dikkatli alan planlaması önerir.

Foliküller C şeklinde kıvrık olduğu için alım sırasında kesilme (transeksiyon) riski daha yüksektir. Uygun punch seçimi, düşük hız/kontrollü hareket ve deneyimli ekip kritik önemdedir.

Evet. Uygun seçilmiş kadın tipi saç dökülmesinde (özellikle Ludwig II-III) saç ekimi seçenekler arasındadır.

Aktif fazda hayır; bu tablolar stabil olduktan ve tanı doğrulandıktan sonra dikkatle düşünülebilir; yine de nüks riski ve sınırlı başarı hastaya anlatılmalıdır.

Mikrogreftler dakikalar içinde kuruyup zarar görebilir; soğuk izotonik solüsyonda bekletme ve hızlı ve nazik işlenmeleri greftlerin yaşaması için kritiktir.

Genellikle tek günde 6–9 saat sürer; süre greft sayısına göre değişir. Büyük işlemlerde ertesi gün kısa bir seans daha gerekebilir. Çoğu hasta lokal anestezi altında uyanıktır.

Hayır. Ekim, devam eden saç kaybını durdurmaz; doktorunuz, sonucu korumak için ek medikal tedaviler önerebilir.

En sık minör sorunlar ödem, folikülit ve iz değişiklikleridir; büyük serilerde toplam komplikasyon oranı %10,7 civarında bildirilmiştir. Ciddi komplikasyonlar deneyimli ekiplerde nadirdir.

Evet; FUE, sakal/göğüs gibi saç derisi dışındaki bölgelerden greft alınmasını mümkün kılabilir; uygunluk hasta bazında değerlendirilir. Ancak Hair of Istanbul olarak bu yaklaşımlardan mümkün olduğunca kaçınıyoruz. Bu bölgelerden alınan kılların zamanla incelmeyeceği veya dökülmeyeceği garanti edilemez.

Ekimden sonraki haftalarda ekim bölgesinde ve nadiren donör bölgede telogen effluvium tarzı geçici dökülme görülebilir; çoğu olguda geri çıkar. Donör bölgede şok dökülme hem FUT hem FUE sonrasında tanımlanmıştır.

Beklentiler gerçekçi olmalı; saç çapı/yoğunluğu ve donör rezervine göre birden fazla seans gerekebilir. Bu, standart bir sayıdan çok kişiye özel planlamaya bağlıdır.

İşlem çoğunlukla lokal anestezi altında yapılır; hasta uyanıktır. Anestezi uzmanı, eğitimli teknisyenler ve temel yaşam desteğine hazır multidisipliner bir ekip önerilir.

Evet. Nikotinin vazokonstriktif etkileri greft tutulumunu ve yara iyileşmesini olumsuz etkileyebilir; düzenli sigara içenlerde verim düşüklüğü riski vardır. Azaltmak ya da bırakmak önerilir.

Zorunlu değildir. PRP için meta-analizler AGA’da yoğunluk/çap artışı olabileceğini, fakat kanıt kalitesinin değişken olduğunu bildirir; ekimle kombine kullanımda protokoller heterojendir. LLLT biyostimülasyonuna dair veriler de gelişmekte ve merkez protokollerine göre değişir.

Operasyon sonrası talimatlar merkezden merkeze değişir; amaç greftleri korurken kabuklanmayı kontrol etmektir. İlk dönemde ağır egzersiz ve travmadan kaçınmak, hekimin yazılı talimatlarını izlemek esastır.

En uygun tablolar kadın tipi saç dökülmesi (FPHL) ve traksiyon alopesisidir. Skarlaşan tiplerde (ör. CCCA) başarı seçime bağlıdır ve dikkatli değerlendirme gerekir.

Evet; fakat hedef bölgeye göre donör seçimi ve teknik değişir: Kaş ekimi: Genellikle ense (oksipital) kökenli tekli foliküler üniteler FUE ile alınır ve çok sığ açılarla (10-15°) yerleştirilir.
Sakal ekimi: Çoğunlukla ense donöründen alınan greftler sakal bölgesine ekilir. Seçilmiş olgularda submandibüler sakal içinden sınırlı donör alımı düşünülebilir; iz, yön ve kıvrım uyumu dikkat ister.
Skar onarımları (yanık/travma/cerrahi iz): Olgunlaşmış ve iyi vaskülarize skarlarda mümkündür. Başarı skarın kalınlığı/perfüzyonuna bağlıdır; gerekirse önce skar hazırlığı (ör. fraksiyonel lazer, mikroneedling, steroid/PRP) yapılır, düşük yoğunlukla başlanıp birden çok seans planlanabilir.
Not: Aktif inflamasyon/skarlaşan alopesi varsa önce hastalık kontrol altına alınmalıdır; donör yönetimi ve doğal yön–açı tasarımı sonuçta belirleyicidir.

Çoğu saç ekimi lokal anestezi altında yapılır ve güvenlidir. Kontrollü hipertansiyon, diyabet, pıhtılaşma bozukluğu, kalp-damar hastalığı veya ilaç etkileşimi riski olan hastalarda ön değerlendirme (gerekirse kardiyoloji/anestezi) önerilir.

Tek bir evrensel oran yoktur; donör kalitesi, greftin vücut dışında kalma süresi, travma/kuruma kontrolü, cerrahi teknik ve hastanın operasyon sonrası bakımı belirleyicidir. Bu nedenle klinikler “yüzde garantisi” vermez; süreç yönetimi ve biyolojik koşullar esastır.

Aşırı yoğun yerleştirme, damar/oksijen beslenmesini zorlayabilir ve greftlerin tutunma oranını düşürebilir. Yoğunluk; saç kalınlığı, kıvrımı, cilt esnekliği ve vaskülariteye göre planlanır; gerekirse aşamalı (iki seans) yaklaşım tercih edilir. Günümüzde donör bölge yeterliyse ve endikasyon varsa 5.000 ve üzeri greftlik ihtiyaçlar da uygun hastalarda tek seansta planlanabilir.

Protokoller değişir; yaygın yaklaşım, 48-72 saat sonra nazik yıkamadır. Amaç kabuklanmayı kontrollü çözmek ve greftleri mekanik travmadan korumaktır; kliniğin talimatlarına birebir uyulmalıdır.

Ağır egzersiz, spor salonu ve terleme: bir ay. Deniz ve havuz: bir ay. Doğrudan güneşten 4–6 hafta kaçının. Şapka, bere ve kask: bir ay; işiniz gerektiriyorsa iki haftadan sonra kısa süreli takılabilir. (Önce kliniğinizin protokolüne uyun.)

Rutin profilaktik antibiyotik kullanımı merkeze ve hasta risklerine göre değişir; her hastada zorunlu değildir. Ağrı çoğunlukla basit analjeziklerle kontrol edilir; ödem için başı yükselterek yatmak ve soğuk uygulama önerilebilir.

Donör rezervi ve hedef yoğunluk 9-12. ayda değerlendirilir. Saçın nihai dokusu ve yönleri oturmadan (özellikle tepe için 12-18 ay) erken revizyon kararı verilmez.

Sakal Ekimi

Sakal ekimi, cerrahi bir işlemdir. Saç kökleri vücudun bir bölgesinden, genellikle kafa derisinden alınır ve daha dolgun, daha belirgin bir sakal yaratmak için yüze nakledilir.

Sakal ekimi genellikle Foliküler Ünite Ekstraksiyonu (FUE) tekniği kullanılarak gerçekleştirilir. Bu teknikte saç kökleri donör bölgeden tek tek alınıp ekim bölgesine yerleştirilir.

Ekilen sakal kılları genellikle uzun ömürlüdür, çünkü kökler genetik olarak dökülmeye dirençli bölgeden alınır; sonuçlar kişiden kişiye değişebilir.

Sakal ekiminden sonra ilk kızarıklık ve şişliğin geçmesi genellikle 7-10 gün sürer; ekilen kılların tamamen çıkması ise yaklaşık 3-4 ayı bulur.

Sakal ekimi ile ilişkili bazı riskler şunlardır: kanama, enfeksiyon, yara izi ve ekilen kılların yetersiz çıkması.

Sakal ekiminde ihtiyaç duyulan greft sayısı, istenilen sakal yoğunluğuna ve dolgunluğuna göre değişiklik gösterebilir. Tam sakal ekimi için ortalama 1.000-3.000 greft gerekir.

Ekilen saçların uzaması ve nihai sonuçların görünür hale gelmesi genellikle birkaç ay sürer. İşlemden sonraki ilk birkaç hafta içinde ekilen kıllar dökülür, ardından yeniden çıkmaya başlar. Yeni çıkış işlemden 3-4 ay sonra görülür, nihai sonuç ise 12–18 ayda görülür. Yeni saçın büyüme hızının ve yoğunluğunun kişiden kişiye değişebileceğini unutmamak önemlidir.

Evet, sakal ekimi seyrek veya düzensiz sakalları düzeltmek için kullanılabilir. Bunun için kılların seyrek olduğu ya da hiç olmadığı bölgelere saç kökleri ekilir.

Sakal ekimi sonrası, yorucu fiziksel aktivitelerden kaçınılması önerilir. Güneşe maruz kalmaktan ve sigaradan da uzak durulmalıdır.

Deneyimli bir cerrahın FUE tekniğiyle yaptığı sakal ekiminde kıllar uzadığında görünmeyecek kadar az iz kalması beklenir.

Afro Tipi Ekim

Afro saç ekimi şu nedenlerle saç kaybı yaşayanlar için uygundur: genetik (androgenetik alopesi), yaralanma veya yanık izleri ya da saç dökülmesine yol açan diğer tıbbi durumlar.

Afro saçta ekim, bu saç tipinin kendine özgü özellikleri nedeniyle diğer saç tiplerine göre daha zor olabilir: sıkı kıvrımlı yapısı ve daha kırılgan, hassas olma eğilimi gibi. Bu, ekilen saçı doğru bir şekilde yerleştirmeyi ve düzgün bir şekilde uzamasını sağlamayı zorlaştırabilir. Ancak, doğru teknikler ve deneyimli cerrahlarla, Afro saçta da başarılı sonuç alınabilir.

Süre greft sayısına bağlıdır; Afro saç ekimi genellikle tek günde 6–9 saat sürer.

Her cerrahi işlemde olduğu gibi Afro saç ekiminde de riskler mevcuttur. Bunlar arasında kanama, enfeksiyon veya ekim bölgesinin kötü iyileşmesi yer alabilir. Ek olarak, ekilen saçların çıkmaması veya beklenenden yavaş çıkması riski de vardır.

Ekilen saçların çıkmaya başlaması genellikle 3-4 ay sürer; nihai sonuç ise 12–18 ayda görülür.

Afro saç ekimi ile tamamen kel bir kafa derisine saç kazandırmak zor olabilir çünkü yeterli donör saç olmayabilir. Ancak bazı durumlarda, saç ekimi ile tıbbi tedavi birlikte uygulanarak saç çıkışı desteklenebilir.

Afro saç ekimini diğer saç ekimlerinden ayıran temel fark şudur: Afro dokulu saçın kendine özgü kıvrım yapısı ve kalınlığı, ekimde özel teknik ve dikkat gerektirir.

Saçı boyamak veya kimyasal işlem uygulamak için sekiz ay bekleyin; bu süre her saç ekiminde aynıdır. Bu süreden önce ekilen saçlar ve saçlı deri kimyasallara karşı hâlâ hassastır.

Afro saç ekiminin cerrahi olmayan alternatifleri de vardır: ilaç tedavisi, saç derisi mikropigmentasyonu, saç sistemleri ve peruklar.

Afro saç ekimi, saç dökülmesi yaşayan kişilerde saçın görünümünün düzelmesine ve özgüvenin yeniden kazanılmasına yardımcı olur.

Kadın Saç Ekimi

Kadınlarda saç ekimi cerrahi bir işlemdir: saç derisinin bir bölgesinden (genellikle arka veya yanlardan) alınan saçlar, saçsız veya seyrelmiş bölgeye aktarılır.

Kadınlarda saç ekimi ihtiyacı genetik saç dökülmesi, hormonal değişiklikler veya saç dökülmesine yol açan tıbbi durumlar nedeniyle doğabilir.

İşlem hem erkekler hem de kadınlar için benzerdir. Ancak kadınlarda saç çizgisi tasarımı ve ekilen saçın yoğunluğu farklı olabilir.

Ekilecek greft sayısına bağlı olarak işlem birkaç saatten tam bir güne kadar sürebilir.

Ekilen saçlar genellikle 2-3 ay içerisinde uzamaya başlar. Tam sonuç ise 12–18 ayda ortaya çıkar.

Riskler ve yan etkiler arasında kanama, enfeksiyon, yara izi ve saç derisinde his değişiklikleri sayılabilir.

İyileşme süresi kişiden kişiye değişir, ancak hastaların çoğu 7-10 gün içinde normal aktivitelerine dönebilmektedir.

Evet, afro saçlı kadınlar saç ekimi yaptırabilirler. Ancak, kullanılan ekim yöntemi ve tekniklerinin hastanın saçının yoğunluğuna, dokusuna ve kıvrım desenine bağlı olarak değişebileceğini unutmamak önemlidir. FUE yöntemi genellikle Afro saçlar için tercih edilir çünkü daha az invazivdir ve yara izi oluşmasını önlemeye yardımcı olabilir. Ek olarak, cerrah Afro saçlarla çalışma konusunda deneyimli olmalı ve bu saç tipine özgü noktaları bilmelidir.

Kadınlarda saç ekimi, erkeklere kıyasla bazı kendine özgü zorluklar ortaya çıkarabilir. Kadınların saçları daha ince ve daha az yoğun olma eğilimindedir, bu da aynı kapatıcılığa ulaşmayı zorlaştırabilir. Ek olarak, kadınlarda saç dökülmesi genellikle yaygındır (difüz), yani sadece belirli bölgeleri değil tüm kafa derisini etkiler, bu da ekim için belirli bölgeleri hedeflemeyi zorlaştırabilir. Ancak, doğru teknikler ve deneyimli cerrahlarla, kadınlar için başarılı saç ekimleri yapılabilir. Ek olarak, kadınlar için saç ekimi giderek daha popüler hale geliyor, bu nedenle teknikler ve teknoloji ihtiyaçlarını karşılamak için gelişiyor.

Bu işlem genellikle saç derisinde uygulanır; kaş veya kirpik gibi vücudun diğer bölgeleri için uygun olmayabilir.

Evet, kadınlar da saç ekimi yaptırabilir. Saç dökülmesi, tıpkı erkeklerde olduğu gibi kadınlar için de yaygın bir sorundur ve bu sorunu saç ekimi ile çözebilirler. Kadınlarda saç dökülmesi, erkeklerdeki kadar tam bir kellik değildir, ancak daha çok saçların incelmesi, saç çizgisinin geriye çekilmesi, saç tellerinin incelmesi ve saç dökülmesi ile karakterizedir.

Kadınlarda saç ekimi işlemi, donör bölgeden alınan saç köklerinin saç dökülmesinin yaşandığı bölgeye nakledilmesini içerir. Ancak kadınlarda saç dökülmesi erkeklerden farklı olduğu için saç ekimi işlemi yapılmadan önce dikkatli bir muayene yapılmalıdır. Bu muayenenin sonuçlarına göre saç ekimi işleminin kadın için uygun olup olmadığı belirlenir. Ayrıca kadınlarda saç ekimi işlemi erkeklere göre daha zorlu olabilir ve iyileşme süreci daha uzun olabilir. Bu nedenle kadınların saç ekimi yaptırmadan önce doktorlarıyla görüşmeleri ve işlem hakkında detaylı bilgi almaları önemlidir.

Yolculuğunuza Başlayın

Ücretsiz danışmanlık için bize ulaşın. Çok dilli ekibimiz sorularınızı yanıtlamaya ve süreç boyunca size rehberlik etmeye hazır.

Ücretsiz Danışmanlık

Formu doldurun; ekibimiz 24 saat içinde sizinle iletişime geçsin.

Ücretsiz Danışmanlık
Whatsapp